
Merhaba.Öncelikle
röportaj yapma isteğimizi kabul ettiğin için teşekkür ederiz.Seni tanımak
isteyenler için kısaca müzik hayatından bahsedebilir misin?
8 yaşımda klavye çalarak başladım.Sonrasında bunu kısa bir dönem aldığım
klasik gitar eğitimi takip etti.İlk grup çalışmam ise 13-14 yaşlarımda oldu.İlk
zamanlar gayet soft bir tarz sergilerken sonrasında metal müziğe kaydım.2 sene
kadar death metal,thrash metal yaptım.Amon Amarth,Kreator,Dark Tranquillity gibi
grupları dinleyip seslendirdiğim bir dönemdir.
O zamanlar Emo'lar olmadığı için bizde ergenliğin verdiği "küçük emrah ruh
hali"mizi daha böyle sofistike metal tarzları ile bastırmaya çalışıyorduk. =)
Şaka tabii emo dostlarımızı küstürmeyelim aman! =)
Sonrasında ise günlerden birgün bas-elektro ve bas gitardan oluşan bir gruba
vokal olmak isteyip istemediğim soruldu.Peki dedim.Sonrasında kurulan grup eski
grubum "Masum Pinokyo" olmuştu.Soner,Mustafa ve Ahmet 3 yıldır birlikte
çalışıyordu.Ardından benim dahil olmamla birlikte isim değişti,besteler yapılıp
kayıtlar alınmaya ve şehir dışı konserlere gidilmeye başlandı.2 senelik bir
süreci de böyle atlattık.Ardından bazı sorunlar sebebi ile ayrılmak istediğimi
belirttim.Dostlarımda anlayışla karşıladılar.
Daha profesyonel işlere adım atma kararım ile Cem Köksal,White Lion gibi
isimlerle aynı sahneyi paylaşmış olan işinin ehli müzisyen dostlarımla çalışmaya
başladım.GEPETTO adı ile sahnelere çıkıp profesyonel orkestralar eşliğinde
performanslar sergilemeye devam ediyorum.
Müzik konusunda ailenden veya
çevrenden nasıl tepkiler aldın ?
Çok destek gördüm.Herhangi sorun teşkil edecek bir durum yaşamadım.Tabi
ailenin çalgıcısı olarak görülme hoş birşey değil ama yine de arkadaşlarım
saolsunlar her daim destek oldular,ailem çok çok destek oldu ve kendimce bir
şeyler yapmaya devam ediyorum.Mutlu da oluyorum bu destekleri gördükçe.Evet
diyorum doğru yoldayım sanırım...Hala da destekler ve ben durmak istediğim
zamanlar arkamdan ittiren insanlar olmuşlardır.Tekrar tekrar teşekkür ediyorum
onlara...
Daha önce Masum Pinokyo
grubuyla çalışıyordun, solo olarak çalışma düşüncesi nasıl ortaya çıktı?
Grup olmak cidden çok zordur. Bizde o zorlukları 2 sene boyunca
sırtladık.Davulcu değiştirmemize rağmen inatla devam ettireceğiz dedik.Fakat
bazı sorunlar,bazı tatsızlıklar tabii ki yaşanmadı diyemem.Ayrılma kararını
almama sebep olanlar bu olaylardır.Ha tabii sanılmasın ki biz kavgalıyız.Bugün
hala karşılaştığımızda oturur muhabbetimizi ederiz,yine festivallerde beraber
performans sergiler hoplar zıplarız. =)
Özellikle şunu görüyorum çevremde. "Abi Gepetto filan güzel laf koymuşsun yaa
eski gruba!" gibi çirkin sözlerle karşılaştım.İsmi koymakta ki asıl amacım o
değildi aslında.Kendi adımla devam etmek istemedim solo çalışmalarıma.Bende
birkaç dostumun bana taktığı lakap olan Gepetto'yu tercih ettim ki hem yine
Masum Pinokyo'dan dinleyip ilgi gösteren arkadaşlara ulaşmak daha kolay olsun
hem de Gepetto üzerine bir proje ile daha hoş konseptler yaratabilirim
dedim.Çekindiğim fotolarda elimde pinokyo olması,sahneye pinokyo kuklamla çıkmam
ve yaptığım 3 parçalık albümü de yine bu proje üstüne oturtulmuş bir konseptte
sundum.
Seni yaptığın müziğe iten
sebepler nelerdir?
Kendimi en iyi bu şekilde ifade ettiğimi düşünmemdir beni bu tarza iten...Şu
an şarkılarımla yalnızlığımı,umutsuzluluk ve mutsuzluğumu bu şekilde dışa
vuruyorum.Karakterime uyuyor tek sebep budur.Şu da var ki rock müzik yapıyorum
diye asla sadece rock müzik dinlemem.Moon Light Sonata dinlerken ki hislerim,Santana
dinlerken ki hislerim veya çizgime çok aykırı bir tarz olan pop müzik dinlerken
ki hissiyatlarımın tadı da bambaşkadır. =) Tek bir tarza bağlı kalmıyorum bu
sebeple bana uygun olanı biliyorum.
Şarkıları yaparken sana neler ilham verir ? Müzisyenler çalışmalarını ,gecenin
sakinliğinde yapmayı tercih ederler.Senin tercihin nasıl bir yönde ?
O gecenin sakinliği,mum ışığı altında elde gitar durumları Özcan Deniz
tekniğidir.Nitekim kendisi de bir tv programında mum ışığında sessiz odada beste
yaptığını söylemiştir. =)
Benim hani öyle özel formülüm diyebileceğim bir formülüm yok.Kendimi yazıyorum
direk bestelerimde.Yaşanmışlıklar,yarım kalanlar veya umutlar yeterince malzeme
oluşturuyor insana birkaç söz söylemesi için.
Oturup elime gitarımı almış veya pianomun başına oturmuşsam ve birkaç melodi
yazmışsam beni mutlu eden o gün üretmeye başlıyorum demektir.Sonrasında gelen
birkaç söz...O günlük o kadar yettiğini düşündüğümde kalkıyorum başından.Bazı
aranjelerim 10 günde sürebiliyor 1 ayda.Aceleye getirmeden beni en mutlu ve
huzurlu hissettiren,beni en iyi anlattığını düşündüğüm yol hangisiyse onu
seçiyorum ve kayıda giriyorum. :)
Çok sayıda sahne deneyimin var.Seni heyecanlandıran bir anı yaşadın mı?
Evet yaşadım tabii ki.Sahneye çıkarken heyecanım olmuyor diyen kişi o işten
zevk almıyor demektir kanımca.Bar programlarımdan birisinde Fazıl Say'ı
ağırlamıştım.Sahne önüne kadar gelmiş izlemişti.Yine Barda filminin ünlü jiletçi
karakteri Hakan Boyav öyle en ön masada yerini almış ve performansım sırasında
"Çok iyi! Evet işte bu!!!" diye çığlıklar atmıştı..Sahnede kalbimin küt küt
attığı dakikalardır bunlar. =)
Şu sıralar, festival
mevsimindeyiz desek yeridir.Gidip izlemek istediğin bir grup var mı yada
gelmesini istediğin ?
Hmm...Masstival'e güzel gruplar geliyor bu sene.Bende biraz 80ler aşkı vardır
içimde bir yerlerde.
Dersen ki kim gelsin sence Türkiye'ye ? Beautiful Creatures,Motley Crue,Ac/Dc
derim ben sana. heheh =))) Ama pek mümkün değil sanırım...
Ülkemizdeki müzik
festivallerini hakkında ne düşünüyorsun?
Geçtiğimiz günlerde Uni Rock Fest. yapıldı...Zamanında taptığım isimler orada
yer almıştı.Dark Tranquillity'i izlemek güzel olurdu fakat aynı tarihteki başka
bir festivalde sahne aldım "ne yazık ki"...Şimdi ki aklım olsa Uni Rock Fest.e
giderdim...Barışarock'a gitmeyi düşünüyorum.3 senedir işlerim dolayısı ile
gidemedim.Bu sene gitmek istediğim festivallerden birisi.Zeytinli Rock Fest yine
yer almak istediğim festivaller arasındadır.
Ülkemizde festival olayı bu sene biraz abartıldı.Bu iyi birşey mi kötü birşey
mi zamanla göreceğiz...Baştan savma işlerle ütopik projelerle başlanıp hüsranla
sonuçlanan festivallerimiz de var...Neyse ki artık şunu biliyoruz...Dünya
çapında nam salmış isimlerin Türkiye'ye gelmesi artık hayal değil...Bu yönden
çok seviniyorum...
Nisan ayında çıkarmış olduğun
tanıtım albümünde kimlerle çalıştın ?
Bu albümde Cem Köksal,White Lion,Joe Lynn Turner gibi isimlerle aynı sahneyi
paylaşmış çok değerli müzisyen dostlarımla çalıştım.Servet Arduçoğlu,Hüsamettin
Çakaloğlu bunlardan birkaçı.Yine o zaman ki orkestramda da yer alan bas gitarda
Umut Özlü,saksafonda Anıl Şahin ve klavyede Burçin Yeşil yer aldılar bu
albümde.Kayıt,miksaj ve mastering olayını ise Serhat Sözeri ve Burak Tektaş
üstlendi ve titiz bir çalışma ile güzel birşeyler çıkardığımızı düşünüyorum...
Yakında yine çok değerli birkaç müzisyen dostum ile yeni kayıtlara başlamayı
planlıyorum. =)
Bir müzisyen olarak ne gibi
zorluklar yaşıyorsun ? Mp3 hakkında ne düşünüyorsun.Bazı müzisyenler, mp3
olayına karşı.Kimileri bunun tanıtım için faydalı olabileceğini düşünmekte.
Hepimiz müzikleri internetten indiriyoruz.Bu noktada kimse "Ben yapmıyorum abi."
diyemez...Ülkemizde korsana karşı ciddi yasalar olmadığı sürece de herkes
indirmeye devam edecektir.Yasalardan çok download olanağı sunuluyor bizlere bu
nedenle eksiklik burada başlıyor.Bu ise müzik endüstirisine youtube'lardan ünlü
olan,internette patlayan 83ler,evlerinin önü boyalı çörekler gibi dostlarımıza
umut kapısı oluyor.Yavaş yavaş müziğin basitleştiği,şirketlerin albüm yapmaktan
korktuğu ve iyice çöküşe geçildiği bir dönemdeyiz...Bunun sakıncalarını yavaş
yavaş görüyoruz fakat çok geçmeden daha kötülerini göreceğiz...Neyse ki
hükümetimiz bize birşeyi çok iyi öğretti. "Allahtan ümit kesilmez...Allah
büyüktür..." =) İşte bu naraları atar hale geldi müzik piyasası...Daha kötüsü
olabilir mi? =)
Müzik dışında, günlük
yaşamında nelerle uğraşırsın ?
Sinemaya büyük ilgim vardır.Bir donem oyunculukla da ilgilenmiştim ondan
beridir süregelen sinema askim devam etmekte.Bol bol film izlerim.Dostlarımla
vakit geçiririm.Bir de son zamanlarda dostlarımın başıma sardığı illet hastalık
Lost var tabii... =)
Keşke bu şarkıyı ben yazmış
olsaydım dediğin yerli / yabancı bir parça var mı?
Keşke daha iyilerini yazacağım kadar pişebilecek miyim bilsem dediklerim
vardır sadece...Keşke ben yazsaydım diye bir cümle kullanmam çünkü zaten
hissettiklerimi yazıyorum fazlasi ile...Başkasının hislerini sırf benim olsun
diye yazmış olmak istemem... =)
Albümde cover seslendirme
olayına karşı bakış açın nedir?Bazı müzisyenler bunu hoş karşılamazken bazıları
neden olmasın diye düşünüyorlar?
Cover konusunda karşı olduğum tek şey tribute gruplarının (Metallica tribute,RHCP
tribute..vs) turnelere çıkıp birilerinin ismi üzerinden pirim yapmasıdır.Ayrıca
tabiri caizdir ki bunlar "ÇAKMA MÜZİSYEN" olarak adlandırılır.
Cover seslendirmek veya albüme koymak benim için abzürt bir durum değil.Cidden
"benim coverım" diyebiliyorsa kişi,benim yorumum bu diyebiliyorsa bir sakınca
yoktur.Günümüzde sadece standart alt yapıyı gitar,davul ve bas gitar eşliğinde
söylemek cover sayılır hale geldi buna karşıyım sadece.
Değerli vaktini bize ayırdığın
için tekrar teşekkür ederiz.Son olarak neler söylemek istersin?
Rica ederim ve ayrıca ben teşekkür ederim ilginiz ve sevginiz için.Umarım
ileri de çok çok daha iyi yerlerde göreceğiz sitenizi.Görüşmek
üzere...Sevgiler,saygılar,öpücükler,gülücükler...
GEPETTO!!!
Röportaj: kayipNota.com
Grubun sayfası:
www.myspace.com/gepettomuzik
Sitemizin forum başlığına gitmek için tıklayınız.